Site İçi Arama


 

Konuşma Bozuklukları


KEKEMELİK TEDAVİSİ 2


Ruhsal Sağaltım: Kekemeliğin belirtilerini ortadan kaldırmak hiç kuşkusuz önemlidir. Fakat kendi başına yeterli değildir. Kekemenin kendisine, konuşmasına, çevresine karşı olan tutumunu değiştirmek gerekir. Kekeme çocuk “yapamam” dan “yapabilirim” e getirilmelidir. Bu bakımdan, kekeme çocukla yapılacak çalışmalarda ruhsal sağaltıma yer vermek gerekmektedir. Ruhsal sağaltım ayrı bir uzmanlık alandır. Kekemeliğin sağaltımında bu iki uzmanlık alanın iş birliği gereklidir. Böylesi bir işbirliği olanağı bulunmadığında konuşma sağaltımı esas alınarak aşağıdaki çalışmalar yapılabilir.

 

1) Özrünü tanıtma: Bu dönem kekemelikte çoğunlukla çocuk kekeme olduğunu bilir. Ama kekemeliğinin niteliğini bilemez. Ona kekemeliğini tanımada olmak gerekir. Ayna karşısında konuşturarak, konuşmasını banda kaydedip tekrar dinleterek özrünü kendisine incelettirilebilir. Öte yandan çocuk kendi konuşmasını gözleyerek ve gözlem kayıtları tutarak hangi durumlarda, ne zaman ve ne nasıl kekelediğinin, ne zamanlar rahat konuştuğunu yakalayabilir hale gelebilir. Bu tür çalışmalar sonunda çocuk kendi kekemeliğini kendisi adlandırabilir, kendisi tanımlayabilir hale gelir. Bu çalışmalarda çocuk sadece kekemeliğini tanımakla bırakılmamalıdır. Ağız, çene, dudak yapısını incelerken bu organlarının kekelemeden konuşan arkadaşlarınkinden yapısal yönden farklı olmadığını, öyleyse bir bozukluğun bulunmadığını fark edebilmelidir. Bu noktaya dikkat çekilmelidir. Ayrıca, kendi kendisine, hayvanlarla konuştuğu zamanlarda kekelemediği de kendisine buldurulmalıdır. Böylece çocuk, kekemeliğinin yapısal bir nedeni olmadığı ve pek çok durum ve zamanlarda kekelemeden konuşabildiğinin bilincine varmış olur.

 

2) Kendi tanıma ve anlamasına yardım etme: İnsanın konuşmasının dışında pek çok özellikleri vardır. Yaşamında bunların da yeri çoktur ve önemlidir. Bu niteliklerin de bireysel ayrılıklardan etkilendiği de doğrudur. Ama kekeme çocuk kendini daha çok kekeleyen bir kişi olarak görme alışkanlığında olduğunda olduğundan diğer özelliklerinin farkında değildir. İnsan bu özelliklerini tanımalıdır. Kekeme çocuk ta bu kuralın içindedir. Ona kendisini tanımada yardım edilmelidir. Okullardaki eğitimsel kol çalışmalarına katılım, dramatizyon, karşılıklı görüşmeler, çeşitli test uygulamaları bu konuda başvurulabilecek olan yollardan bazılarıdır.

 

Kekemelerde iyi özellikler olduğu gibi, konuşmanın dışında başka yetersizlikler de bulunabilmektedir. Kekemelerin bazılarının dinlenme, okuma, yazma gibi konuşma dışında kalan iletişim becerilerinde de zayıf oldukları görülmektedir. Çocuk kendisini iyi incelerse bu gibi durumlarını da fark edebilir. Bu türden yetersizlikleri güçlendirildiğinde, konuşmasına dolaylı olarak yardım edilmiş olur.

 

3) Boşalmasına yardımcı olma: Kekelemelerin, konuşmalarındaki özürden ötürü, sürekli bir gerilim içinde oldukları bilinmektedir. Onların bu gerilimden kurtulmasında kitabın son bölümünde verilen araştırmalar oldukça yardımcı olur kuşkusuz. Ama yeterli değildir. Yansıtma testleri uygulayarak o test sonuçlarına dayalı görüşmeler yapılabilir. Resim, plastik çalışmaları, şiir, düz yazı denemeleri gibi etkinlikler bu konuda başvurulabilecek yararlı etkinlikler arasında sayılabilir.

 

4) Başkalarını tanıma ve anlamada yardımcı olma: Kekemelik insanda yalnızca kendi iç benliğiyle çatışma yaratmakla kalmaktadır. Aynı zamanda çevresindekilerle olan ilişkilerini de etkilemektedir. Çevresindekileri gerçek yönleriyle tanıma olanak ve fırsatını bulamadığında kekeme onları, hep kendi kekemeliğine gülen, onunla alay eden, onu küçük, hor gören insanlar olarak görebilir, o duyguya kapılabilir. Çevresindekilerin iyi yanları olduğu, olabileceği çocuğa buldurmalı. Eğitsel kol etkinliklerine katılma, gezi ve gözlemler, radyo dinleme, TV izleme vb. etkinlikler bu konuda yararlı olur. İnsan başkalarını sevdiği, onlardan hoşlandığı sürece onlarla daha iyi ilişki kurmayı ve geliştirmeyi ister. Başkalarıyla iyi ilişki kurma isteği ağır basarsa konuşma ve kekeleme kaygısı biraz olsun ikinci plana itilebilir.

 

5) Çocuğa güç kazandırma: Çocuğun kekemeliğinden ötürü yitirmiş olduğu güven duygusu, başka özellikleri güçlendirilerek, başka beceriler kazandırılarak sağlanabilir. Önceki maddelerde değinilen hususlara yer verilirse bu kısmen sağlanmış olur. Ama onlar dışında yapılabilecek şeyler de var olabileceği akıldan çıkarılmamalıdır. Çocuğun hangi yanlarını güçlendirmek, hangi becerilerini kazandırmak gerektiği çocuktan çocuğa değişebilir. Ama değişmeyenler de vardır. Düzenli yaşam bunlardan biridir. Düzenli yaşam neyi, nerede, ne zaman yapacağını belirlediğinden bireyi rastlantılardan, gelişi güzellikten ve dolayısıyla onlardan kaynaklanabilecek baskılardan kurtarır.

 

Böylece çocuk kendine karşı iyi, olumlu bir tutum geliştirilmesi için fırsat bulmuş olur. Kendini kekemeliğinden ötürü değersiz görmekten, o eziklikten kurtulmuş olur.

 

6) Konuşma etkinliklerine katılım sağlama: Konuşmadan sakınarak, konuşmayarak kekemelik bir dereceye kadar saklanabilir belki. Ama bunun kekemeliği yenmeye yararı dokunmaz. Bu bakımdan çocuk konuşmayla ilgilendirilmeli, konuşma etkinliklerine katılımı sağlanmalıdır.

 

Çocuk iyi konuşmalarla ilgilendirilmelidir. Öğretmenin yaptığı konuşmalar, okulda yapılan toplantılarda, kutlamalarda yapılan iyi konuşmalar, radyo, TV konuşmaları, plak ya da banda kaydedilmiş öykü ve şiirlere dikkati çekilerek dinletilmeli. Bunlar çocukta kulak dolgunluğu yaratır ve iyi konuşmaya özendirme izlemelidir. Bunu hiç bir zaman zorlama biçiminde ele almamalı. Daha çok korolar ezberler söyleyebileceği ortamlar hazırlanmalı, konuşma gereksinmesi yaratılmalı, ona katılma kendisine bırakılmalıdır. Çocuğa konuşma başarı hazzı tattırmak çok önemlidir. Bunun için günlük yaşamda en çok kullanacağı selamlaşma, hatır sorma, adres sorma, onlara yanıt verme türündeki konuşma kalıpları üzerinde durularak bunları yapabildiği gösterilmelidir. Böylesi konuşmalardaki başarısı görülmeli, beğenilmeli ve kendisine hissettirilmelidir.

 

Sesli düşünme alıştırmaları denen etkinlikler de yararlı olmaktadır. Uykudan uyanınca NASIL uyuduğunu, elini, yüzünü NASIL yıkadığını, NASIL giyindiğini kendi kendine sesli olarak mırıldanmalıdır. Çok yakından başlayarak, gelecek için düşüncelerini seslendirilebilir. ”Şimdi evden çıkacağım, dolmuşa bineceğim,.... durağında ineceğim. Sonra ..... gideceğim vb.” gibi sesli düşünme alıştırmaları yaptırılabilir.

 

Kekemeler yüksek sesle ne kadar çok konuşur ve okursa ve yine ne kadar çok devamlı konuşursa o kadar çok yararlı olur. Kekemeler aynı ya da benzer dinleyiciye, aynı ya da benzer durumlarda konuşma çalışmaları yaparsa kekemelikleri azalmaktadır. Bu bakımdan önceleri böylesi aynı dinleyici karşısında, aynı durum çalışmaları yapıp başarı sağladıktan sonra dinleyici, daha sonra durum değiştirilerek çalışmalar sürdürülmelidir.

 

7) Ana baba ve sınıf öğretmenlerine yapılacak rehberlik yardımı önemlidir: Onların işbirliği ve etkin katılımı sağlamadan uzmanın yalnız başına yürüteceği çalışmalardan kısa zamanda olumlu sonuç alınması söz konusu değildir. Tedavi bir takım çalışmasını gerektirir. Bu unutulmamalıdır.

 

 

Sınıf Öğretmenine Düşen Görevler

 

Sınıf öğretmenine düşen görevleri, tedavide olduğu gibi yine kekemeliğin dönemlerini dikkate alarak açıklamakta yarar var.

 

Birinci Dönem Kekemeliğinde

Daha önce birinci dönem kekemeliği diye tanımlamaya çalıştığımız özellikleri taşıyan ve o belirtileri gösteren bir çocuk sınıfında bulunduğunda, öğretmenin şunlara dikkat etmesinde yarar vardır.

1.       Çocuğu kekeme diye damgalamayınız. Siz damgalarsanız o da kendini kekeme görmeye başlar. Oysa damgalanmadığında çocuk bu dönemi kendiliğinden tehlikesizce atlatabilir.

2.       Çocuğun konuşması üzerine aşırı titizlik göstermeyiniz. Onu sakin dinleyiniz. Endişeden uzak olunuz. Çocuk bir şey söylemek istediğinde acele ve telaşa kapılmadan, söyleyebileceği kadar zaman ve fırsat veriniz.

3.       Çocuğu konuşmada acele ettirmeyiniz. Sizin ve diğer arkadaşlarının iyi, sabırlı dinleyiciler olduğunu çocuk hissetsin.

4.       Hiçbir zaman çocuğa “Dur, acele etme”, ”Yeniden başla”, ”Önce derin bir nefes al” gibi uyarılarda bulunmayınız. Bütün bu uyarılar onun dikkatini konuşması üzerine toplamasına neden olur. Bu da zararlıdır.

5.       Çocuk konuşurken onun dudak devinimlerine değil gözünün içine bakınız.

6.       Sınıfta rahat bir hava yaratınız. Çocuklarınız sıkılmasın, sinirleri gerilmesin. Böylesi havadan kekeme çocuk daha çok yararlanır.

7.       Sınıfta hızlı konuşmaktan, askerce emirler vermekten sakınınız.

8.       Sıkı disiplinden kaçınınız. Alayı ve acı şakaları disiplin yolu olarak kullanmayınız.

9.       Çocukla samimi ve candan ilgilenin. Ona sevgi ve sevecenlik gösteriniz.

10.   Çocuktan yapamayacağı kadar çok şey beklemeyiniz.

11.   Sınıf içinde çocuğun güven ve mutluluk duyacağı önlemleri alınız.

12.   Sınıf kekeme çocuğa karşı olan tutumunu kontrol ediniz. Kekemeye gülmemelerini, alay etmemelerini söyleyiniz. Bunu kekeme çocuk sınıfta yokken yapınız. Çocuğun şimdiki konuşmasının böyle olduğunu, fakat kısa zamanda onun da düzgün konuşmayı kazanabileceğini, özellikle eğer ona gülmeden, sakin biçimde dinleyerek yardım ettiklerinde, bu güçlüğü daha kolay yenebileceğini sınıfa anlatmak gerekir. Fakat bu konuda öğretmenin tutumunun en iyi örnek olacağını unutmamak gerekir.

13.   Sınıf ta şiir okunur ya da sözlü anlatım çalışmaları yapıldığında kekeme için özel önlemler alınız. Ezber ödevi verilecekse bunun çocuğun durumuna uygun, kısa ve kolay olmasına dikkat edilmesi gerekir. Çocuğun bu etkinlerdeki başarısı görülüp beğenilmelidir.

14.   Sınıfta yapılacak koro çalışmaları, toplu söylenen diğer müzik çalışmaları, ritmik etkinlikler kekeme için yararlı olur. Bunun için böylesi çalışmalara olabildiğince yer verilmesi iyi olur.

15.   Çocuğun başarılı olduğu, iyi yaptığı işlerle kendini sınıfa kabul ettirmesine yardımcı olunuz, bunun için fırsatlar hazırlayınız.

16.   Sınıf yapılan küme çalışmalarında ona iyi görevler veriniz.

17.   Kişisel kusurlarını azaltmaya yardım ediniz ve bu konuda gereken önlemleri alınız.

18.   Çocuğun yanında başkalarıyla onun kusurları, özellikle konuşma özrü hakkında konuşmayınız.

19.   Ona bazı özel ödevler veriniz. Konuşma ödevi, okul müdürüne ya da bir yetişkine, yandaki sınıf öğretmenine iletecek haber, oradan aldırtacak bir şey için görevlendirme gibi.

20.   Aile iyi tanıyın, onlarla işbirliği yapınız. Sizin okulda yapmaya çalıştığınızı onlar evde yıkmasınlar. Gerekli önlemleri birlikte alınız. Evde eksik kalan yanları okulda siz tamamlamaya çalışınız.

 

 

İkinci Dönem Kekemeliğinde

İkinci dönem kekemeliği olan çocuklarla doğrudan tedavi yapmak konuşma özrü uzmanın görevidir. Ancak sınıf öğretmenine bu konuda önemli görevler düşmektedir. Onun katkı ve katılımı olmadan uzmanın tedavide başarılı olması güçtür. Sınıf öğretmeninin bu konuda yapması gerekenlerin birçoğu birinci dönem kekemeliği başlığı altında belirtildi. Burada farklı olan hususlar üzerinde durulacaktır. Böylece ikisi bir bütün oluşturacaktır. Uygulamada da böylece dikkate alınması yararlı olur.

1.       Kekeme, kekemelik, kekeleme gibi sözcükleri kullanmaktan sakınınız. Bunun yerine çocuk kekelerken ne yapıyorsa onu kullanınız. Tekrar, uzatma, irkilme gibi.

2.       Onun konuşmasını olduğu gibi kabul ediniz. Siz kabul ederseniz çocuk kendisinin de kabul eder, konuşma için sinirlenmez, konuşma kaygısı geliştirmez. Öte yandan bu tutumunuz sınıftaki diğer öğrencilere de örnek olur. Onlar da arkadaşının kekeme konuşmasını daha kolay kabul eder ve anlayışla karşılarlar.

3.       Çocuğun en az kekelediği durum ve koşulları saptayınız. Sınıf bu gibi durumlarda onu konuşturunuz.

4.       Çocukla problem hakkında konuşunuz, kekelediği ve kekelemediği zamanlarda onun olumlu-yeterli ya da yetersiz yönlerini bulunuz. Sonradan bunlardan yararlanarak özlendirici önlemler alınız.

5.       Çocuğa kendi problemini gülmece açısından görüp ele almasından yardımcı olunuz. Çocuk kendi kekemeliğine kendisi gülebilmeli. Eğer çocuk kekemeliği için çok duyarlı davranmazsa arkadaşlarının onunla daha az alay edeceğini anlamalı. Böyle davrandığı, yani kekemeliğine duyarlı olmadığı, kızdığı sürece arkadaşları ona gülmeyecek, o arkadaşlarıyla birlikte gülecektir. Çocuk bu olgunluğa getirilmeli.

6.       Çocuk kekelemeden konuştuğunda farkına varınız ve beğeninizi belli ediniz. Yalnız beğeninizi belli ederken bazı hususlara dikkat ediniz. Kekelemeden yaptığı konuşma için “Aferin can, çok güzel ve düzgün konuştun.” demek beğeniden çok “Eskiden hiçte iyi konuşamıyordun ya da diğer zamanlardaki konuşmaların berbattı” anlamına gelebilir. Bu bakımdan sadece “Çok iyi pekala.”demek yeterli olur. Hatta konuşmasını memnunlukla karşıladığınızı gösterir bir bakış bile yeterli bir beğeni kazanır.

7.       Konuşurken çocuk belli bir tutulma gösterirse, çocuğun dikkati hemen başka tarafa çekilmeli. Böylece çocuk tutulduğunun bilincine varmadan diğer etkinlik içine girmiş olur. Öte yandan konuşmada o belirli bir seste takılıp kalmaktan da kurtulmuş olur.

8.       Sınıfta çocuğa bazı özel haklar tanıyınız. Özellikle sözlü çalışmalarda bazı kolaylıklar sağlanmalı. Gönüllü olarak şiir, monolog söylemesine izin verilmeli. Yazılı ödev hazırlayıp sunmada da aynı kolaylık düşünülmelidir.

9.       Çocuk konuşurken bir sözcük ya da seste tutulursa onu tamamlamak için yardım etmeyiniz. Kendisi tamamlasın. Sözün sonunu getirmesini bekleyin. Yedinci maddede belirtilen önlemlerden yararlanılarak sözünü tamamlamasına olanak hazırlanabilir.

10.   Sözlü etkinliklere, özellikle sorulara yanıt vermesi gereken sözlü türündeki etkinliklerde sorularınızı önceden seçiniz ve çok kısa yanıtlanacak türden, örneğin “evet”, ”hayır”, ”var”, ”yok” gibi olmasına özen gösteriniz.

11.   Her türlü konuşma pekiştirme etkinliklerine sınıfta yer veriniz. Konuşma oyunları, kukla oyunları, yaşantı öyküleri, fıkra anlatma, dramatizasyon, vb. gibi etkinlikler yararlı olur.

 

 

 

Ana Babaya Düşen Görevler

Konuşma gelişiminin başlangıcı ve bir dereceye kadar geliştirilip pekiştirildiği yer ailedir. Bu bakımdan diğer özürlerle ilgili olarak belirtilmeye çalışılan konuların hepsi kekemelik için de geçerlidir. Kekemelik için üzerinde önemle durulması, ana baba ve diğer yetişkinlerin dikkat etmesi gereken hususlar, bu bölümde, birinci dönem kekemeliği başlığı altında oldukça ayrıntılı olarak verilmeye çalışılmıştır. Bu bakımdan burada ayrıca uzun bir liste oluşturmaya gerek yoktur. Ancak birkaç hususun yeniden vurgulanmasında sakınca yoktur.

1.       Çocuğun konuşmasının akıcılığında bir düzensizlik fark edilince kekemelik korkusuna kapılmamak, özellikle bunu çocuğa duyurmamak gerekir.

2.       Aile içi ilişkilerin iyi kurulup sürdürülmesi önemlidir. Ufak tefek ilişki bozukluğu olduğundan bunun çocuğa duyurulmasına özen gösterilmelidir.

3.       Çocuğun beden ve ruh sağlığının düzgün olması konuşması için önemlidir. Buna özen gösterilmesi gerekir.

4.       Konuşma açısından çocuğun öğretmeni ve diğer uzmanlarla işbirliği yapılması ve bunu eşgüdüm içinde sürdürülmesi önemlidir.

 

 

İyi Örnek

Konuşmanın gelişimi döneminde olduğu kadar sağaltım döneminde de çocuğun çevresinde iyi örneklerin bulunması çok yararlı olmaktadır. Bundan önceki özürler bölümünde iyi örneklerin nasıl olması gerektiğine değinilmişti. Onlar kekemelik için de yararlıdır. Burada yalnızca kekemelik açısından önemli olan iyi örneklik konularına yer verecektir.

İyi Örnektir

1.       Sözlüğünde kekeme, kekemelik, kekeleme gibi sözcükleri bulundurmaz ve onları kullanmaz.

2.       ”Dur acele etme.,” ”Önce derin bir nefes al.”,”Yeniden başla” .gibi uyarıcı deyimleri kullanmaz.

3.       Kekemenin konuşmasını sabırla dinler. Onun konuşmasını olduğu gibi kabul eder ve konuşmasından ötürü onu eleştirmez.

4.       Bazen beğeninin olumsuz etki yapacağını bilir ve bundan sakınır. Beğeninin olumsuz etki yapmadan nasıl belli edeceğini bilir.

5.       Alay ve acı şakalar disiplin aracı olarak kullanmaz.

 


Derleyen

      Mine Çelik - Psikolojik Danışman




Geri Dön
 
 
Çocuk ve Gençler
Hakkında Videolar
Basındaki Röportajlar

Köşe Yazıları

Oyun TerapisiPsik. Dan. Mine Çelik
Anne Çocuk BağlanmasıUzm. Dr. Gökçe Küçükyazıcı
Öğrenme BozukluklarıMürvet Ülkü Psikolog

Sizden Gelenler

Sizden Gelenler