Site İçi Arama


 

Basında ki Röportajlar


  Newsweek


Çocuk ve ergen psikiyatristi uzman doktor Gökçe Küçükyazıcı ise

özellikle 90'lardan sonra çocukların erken yaşlardan itibaren teknolojiyle daha iç içe yaşamaya başladıklarını, bununla birlikte fazlaca bilgilendiklerini düşünüyor. Ona göre, çocukların bilgileri arttıkça merak duyguları da körüklendi ve yönelttikleri sorular ebeveynlerini şaşırtmaya başladı. Öyleyse bugün bizim çocuklarımıza aldığımız kitaplar, geçmişte anne babalarımızın bize aldıklarından farklı olmalı.

 

Haberin devamı...>

 

Anneyiz Biz


Ergenliğe hazır mısınız?

Anne-baba olmak belki dünyanın en güzel mesleği bu hayatta. Çok keyifli olmasının yanı sıra fazlasıyla emek isteyen bir görev. Emeklilik de yok işin ucunda, ömür boyu tam hizmet... Bebekken size muhtaçtı, bütün ihtiyaçlarını karşıladınız ve bu sizi ona daha çok bağladı. Büyüdü okula başladı, onunla siz de çocuk oldunuz, ağladınız, güldünüz. İşte her şey bundan sonra başlıyor, hazır olun, çünkü çocuğunuz artık bir ergen oluyor. Yaşamındaki en çalkantılı dönemi yaşamaya hazırlanırken, ona yardım edin. Öncelikle onun neler yaşadığını bilin. Nasıl mı? İşte size cevabı...

 

Haberin devamı...>

 

Anneyiz Biz


Yatakta Misafir Var

Geceleri siz yatarken ansızın eşinizle ortanıza sıvışan, odasında tek başına yatmamak için huysuzluk çıkaran, yatak odanızın davetsiz misafirine, fazla toleranslı davranmamanızda fayda var. Çocuğunuzu 1 yaşından sonra yalnız uyumaya alıştırmak, hem onu hem de sizi mutlu edebilir. Bu hassas konunun tüm ayrıntılarını ve mücadele tekniklerini, bu yazımızda bulabilirsiniz...

Haberin devamı...>

 

Hürriyet


Tüp Bebek

Belki biz şanslıyız, uğraşmadan hamile kaldık...

Veya çok az çaba gösterdik diğerlerine oranla... Bize uzun gelen zamanlar, onlara göre çok kısaydı. Çok kolaydı belki de, abarttık aslında.
Bir bebek sahibi olmak isteyen ama olamayan...

Bunun için çok uğraşan, yıllar harcayan, anne olmak isteyen kadınlar var ya...

İşte onları düşündük şimdi biz ekip olarak. Yardım edelim, bu süreçte onları yalnız bırakmayalım, geleceğin anne aday adaylarının yanında olalım istedik.

Haberin devamı...>

 

Aktüel Psikoloji


OTİZM NEDİR NE ZAMAN OTİZMDEN ŞÜPHELENİLMELİ?

"Otizm", “Yaygın Gelişimsel Bozukluklar” ana başlığı altındaki bir grup gelişimsel bozukluklardan bir tanesidir. Bu grupta otizmin yanı sıra "Asperger Sendromu", "Çocukluğun Dezentegratif Bozukluğu", "Başka Türlü Adlandırılamayan Yaygın Gelişimsel Bozukluk" gibi gelişim bozuklukları da yer almaktadır. Bu bozukluklar hafif, orta ve ağır derecede kendini gösterebilir.

Ne zaman otizmden şüphelenilmeli?
Otistik çocuklar sözel iletişim, duygusal ve sosyal alan ve davranışsal olmak üzere 3 alanda zorluk yaşarlar. Çocuğunuzda aşağıdaki bulgulardan tamamı olmasa da bir kısmını fark ediyorsanız vakit geçirmeden bir çocuk psikiyatristine başvurmanız çok önemlidir. Çünkü yapılan çalışmalar bu hastalığın tedavisinde en önemli basamağın erken teşhis ve doğru yönlendirme olduğunu göstermektedir. Bu nedenle ebeveynlerin ve bakımverenlerin çocuğun davranışlarını gözlemlemesi ve yaşıtlarının gelişimleriyle kıyaslamaları, bazı sorunları erken fark edebilmeleri açısından çok önemlidir.

Haberin devamı...>

 

Aktüel Psikoloji


Çocuk ve Disiplin

Günümüzde çocuklarının kolay mutlu olmadığından, bir şeyi ısrar ve heyecanla istemesine rağmen alındıktan kısa bir süre sonra onu bırakıp başka bir şey istemeye başlamasından  yakınan anne babalara çok sık rastlamaktayız. Genellikle “Her istediğini alıyoruz, sorun nerede anlayamıyoruz” diye kendilerini ifade eden bu anne babalar çocuklarının her istediğini yapmanın aslında çocuk eğitiminde hatalı bir davranış olduğunu bilmelidirler.

Çocuk eğitiminde amaç,  ileriki hayatında zorluklarla baş etmeyi başaran, mutlu olan ve  etrafına da mutluluk verebilen üretken bir birey yetiştirmektir. Bunun gerçekleşebilmesi için çocuğun bazı kuralları öğrenmesi ve isteklerini ertelemeyi ve gerekirse bunlar için mücadele etmeyi küçüklüğünden itibaren öğrenmesi gerekir. Bunun için de bir iç disipline sahip olmaları lazımdır. Her isteği yerine getirilen çocuklar her şeye kolaylıkla sahip olabildiklerinden isteklerinin peşinde koşmayı ve  zorluklarla baş edebilmeyi öğrenemezler.

Haberin devamı...>

 

 

Aktüel Psikoloji


OKUL FOBİSİ

Okul fobisi şiddetli bir endişe nedeniyle çocuğun okula gitmek istememesi veya okulla ilgili son derece isteksiz olması şeklinde kendini gösteren bir durumdur. Genellikle anneden ayrılma kaygısı ile ilişkilidir.

Gelişim sürecine bakıldığında çocukların  küçük yaşlardan itibaren çeşitli korkular geliştirdikleri görülmektedir. Bu korkulardan bazıları doğal korkular olup, çocuklarımızın çevreye adaptasyonunu ve çevreyle baş etmesini sağlarken, bazı korkular çocuklarımızın gelişimi ve yaşantılarını olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Okul korkusu da bunlardan biridir. Bu durum birkaç haftayı geçmedikçe normal olarak kabul edilmekte ve okul fobisi olarak adlandırılmamaktadır.

Ancak durum, birkaç hafta sürdüğünde ve çocuğun okuldan soğumasına yol açtığında, evde uygulanan yöntemlerden hiçbir sonuç alınamadığında, okula bakış çocuk için bir tür fobiye dönüşmüştür denebilir.

Haberin devamı...>

 

Aktüel Psikoloji


Ergende Ruhsal Gelişim, Kimlik Oluşumu ve Kimlik Bocalaması

Ergenlik bir başkalaşım ve dönüşüm dönemidir. Bu dönem belirgin ve hızlı fizyolojik, psikolojik ve sosyal gelişimlerin görüldüğü çocukluktan erişkinliğe geçiş dönemidir.
Başlangıcın belirleyicisi olan puberte, yani cinsel olgunlaşma kız çocuklarında ortalama 9 - 10 yaşlarında, erkeklerde ise 11 - 12 yaşlarında başlar. Biyolojik değişikliklerin tamamlanması ise 3- 5 yıl veya daha uzun sürer. Bununla birlikte ruhsal ve toplumsal gelişme yoğun bir şekilde devam eder. Ergenliğin süre ve sonlanımı sosyal kültürel ve bireysel olgunlaşma düzeyi ile ilgilidir. Bazı araştırmacılar ergenliğin bitimini işe başlama, evlenme ve maddi bağımsızlık gibi faktörlerle ilişkilendirmektedirler. Kültürler arası çalışmalar ergenliğin birkaç günden (Tayland, Meksika) birkaç yıla dek sürebildiğini göstermektedir.

Haberin devamı...>

 

 

Zaman Gazetesi Haziran 2008


Çocukların yeni yıldızı Arda ve Semih

Çocuklarımızın yeni idolü Arda, Kazım, Volkan, Semih... O minicik yürekler sırtlarında formaları, ellerinde bayrakları ve dillerinde sloganları ile Milli Takım futbolcuları ile yatıp, yine onlar ile kalkıyorlar. Peki uzmanlar bu durumu nasıl yorumluyor?

Milli Takım'ın Avrupa Şampiyonası'nda ardı ardına aldığı galibiyetler şüphesiz hepimizi sevindirdi ve gururlandırdı. İsviçre galibiyeti ile başlayan serüven son dakika ve son saniye golleri ile futbolcularımızı zirveye çıkardı. Son günlerde siyasi ve ekonomik sıkıntıları bir yana itip genç-yaşlı, çoluk çocuk hepimiz bu başarının keyfini yaşıyoruz. Finale çıkamasak da çok önemli değil. Herkes sonuçtan ziyadesiyle memnun...

Haberin devamı...>

 

Farmaskop Dergisi Mart 2008

İlaç alımını erken kesme oranı yüksek

Eskiye oranla depresyonun daha fazla tanınıp tedavi edilmeye başlanmasıyla birlikte, halen bir çok vakanın sorunun tanımlanamaması nedeniyle tedavisiz kaldığını, bir kısmının ise konunun uzmanı kişilere başvurmamaları nedeniyle doğru tedaviyi alamadıklarını düşünüyorum. Tedavi süreciyle ilgili doğru bilgilendirilern hastaların ilaç tedavisine uyumunun daha iyi olduğunu ve etkin bir şekilde tedavinin uygulanabildiği görüüşündeyim. Yeterince bilgilendirilmeyen hastalarınbu tip ilaçlarla ilgili var olan önyargıları veya çevrenin etkisiyle ilaç alımını erken kesme eğilimi oldukça fazla.

Haberin devamı...

Akşam Gazetesi 17.10.2005
 

Sancılı dönem: ERGENLİK-1

Kimlik arayışı ergenlikte başlıyor

Ergenliğin başlangıcına puberte deniliyor. Pubertenin başlangıcı, yani cinsel olgunlaşma kız çocuklarında ortalama 9-10 yaşlarında, erkeklerde ise 11-12 yaşlarında başlıyor. Biyolojik değişikliklerin tamamlanması ise 3-5 yıl veya daha uzun sürüyor. Bununla birlikte ruhsal ve toplumsal gelişme yoğun bir şekilde devam ediyor. Ergenliğin süre ve sonlanımının sosyal kültürel ve bireysel olgunlaşma düzeyi ile ilgili olduğunu belirten Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Gökçe Küçükyazıcı, “Bazı araştırmacılar ergenliğin bitimini işe başlama, evlenme ve maddi bağımsızlık gibi faktörlerle ilişkilendirmektedirler.

Haberin devamı...

-------------------------------------------------------------------------------------------

 

Bugün Gazetesi 16.11.2006

Okul korkusu huzursuz ediyor

Okul korkusu, ders saati yaklaştığında sıkıntı artışı, ağlama, huzursuzluk, baş ağrısı, mide bulantısı ve iştahsızlık belirtileriyle ortaya çıkıyor.
Bu korku annelerin aşırı koruyucu, kollayıcı, kaygılı ve güven sağlayamayan tavırlarıyla besleniyor
Psikolojide ‘şiddetli bir endişe nedeniyle çocuğun okula gitmek istememesi veya okulla ilgili son derece isteksiz olması şeklinde kendini gösteren bir durum’ olarak tanımlanan okul korkusu genellikle anneden ayrılma endişesi sonucu gelişiyor. Bu durum birkaç haftayı geçmedikçe normal kabul edilmekle birlikte süre uzadığında çocuğun geleceğini etkileyecek önemli psikolojik problemlere yol açabiliyor.

Haberin devamı...

------------------------------------------------------------------------------------------

Sabah Gazetesi 19.12.2005
 

Çocuğun ödevini yapmayın, bilgiye ulaşmayı öğretin

Ödev yapmak istemeyen çocuklara bu alışkanlığı kazandırmak zor değil. Ailelerin bu konuda biraz destek vermesi yeterli.

Okulçağındaki çocukların en büyük sıkıntısı bitmek bilmeyen ödevler, anne babaların ise ödev yapmak istemeyen ya da zorlanan çocuklarıdır. Oysa bu, biraz destekle aşılabilecek bir sorun. Bebeğim ve Biz" dergisine, çocuklara ödev yapma alışkanlığının nasıl kazandırılacağına dair önerilerde bulunan Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi’nden Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Uzman Dr. Gökçe Küçükyazıcı , bunun sanıldığı kadar da zor olmadığını söylüyor. Küçükyazıcı, ebeveynlere şu önerilerde bulunuyor:* Çocuğunuza neden ödev yapılması gerektiğini ve tamamlamasının neden önemli olduğunu, anlayabileceği bir dille açıklayın. Çünkü çocuklar bunu kavrayamadıklarında ders yapmamak için kendilerince nedenler bulurlar.
*
Mümkünse çocuğa ait bir çalışma odası düzenleyin, değilse evin sessiz bir köşesini ona ayırın.
* Bir süre ders çalıştıktan sonra çocuğunuzun mola vermesini sağlayın. 20-25 dakikalık çalışmadan sonra 10’ar dakikalık molalar uygun olabilir.
*
Ders programını çocuğunuzun en rahat ders çalıştığı saatlere göre ayarlayın.
* Okuldan geldiğinde dinlenmesi için çocuğunuza yeterince zaman tanıyın.
*
Çocuğunuzu, hedefine ulaştığında kendisini ödüllendirmeye teşvik edin.
* Ödevini siz yapmayın, bilgiye nasıl ulaşacağını gösterin. Fazla yardım edilen çocuklar sorumluluk alma alışkanlığını kazanamaz ve sorumluluğu başkalarının üzerine yıkma davranışını alışkanlık haline getirir.

Haberin Linki için tıklayınız...

-------------------------------------------------------------------------------------------

 

Tüm Gazeteler 18.09.2005
 

 

Okul fobisini yenme sırları 14 milyon öğrenci okula başladı. Okula yeni başlayan ebeveynler okul fobisiyle karşı karşıya.. Peki bu okul fobisi nedir, nasıl yenilir? İşte başarılı çocuklar yetiştirmek isteyen velilere uzman önerileri.

Küçük çocuğumuzu okul formaları içinde görünce içimizi kaplayan heyecan,`Nasıl da büyüdü` derken dolan gözlerimiz bir süre sonra yerini endişeye bırakıyor. İlköğretimden üniversiteye kadar eğitimin her aşamasında çeşitli sorunlar yaşanıyor. Okul yaşamına yeni başlayan küçükler, hayattaki en önemli ilklerden birini yaşıyor. Ara sınıflar, farklı derslerin endişesi içinde. Delikanlılığa, genç kızlığa adım atanlar ergenlik döneminin özel sorunlarıyla birlikte dersleriyle de baş etmeye çalışıyor.

Haberin devamı...

-------------------------------------------------------------------------------------------

 

Akşam Gazetesi 11.01.2006
 

 

Sağlıklı çocuk yetiştirme rehberi-1

Cocukluk cağında depresyon

Yakın zamana kadar çocuklarda depresyon olabileceği düşünülmüyordu. 1980’lerden sonra çocukların da depresyon yaşayabileceği kabul edildi ve çocukluk çağına özgü duygu durum bozuklukları ve çocukluk depresyonları psikiyatri tanımlamasında yerini aldı. Depresyonun, çocuklukta ve yetişkinlikte görülen bir duygu durum bozukluğu olduğunu belirten International Hospital Psikoloğu Ferahim Yeşilyurt, insan hayatında en erken depresyonun bebeklik çağında, bağlandığı kişiden ayrılma sonucu ortaya çıktığını söyledi. Çocuklarda depresyon nedenlerinin başında çocuk- anne- baba ilişkisinde bozukluklar geldiğini belirten Yeşilyurt, sorularımızı yanıtladı:

Haberin devamı...

-------------------------------------------------------------------------------------------

 

Akşam Gazetesi 21.09.2005
 

 

Okul fobisini yenme sırları

Küçük çocuğumuzu okul formaları içinde görünce içimizi kaplayan heyecan,“Nasıl da büyüdü” derken dolan gözlerimiz bir süre sonra yerini endişeye bırakıyor. İlköğretimden üniversiteye kadar eğitimin her aşamasında çeşitli sorunlar yaşanıyor. Okul yaşamına yeni başlayan küçükler, hayattaki en önemli ilklerden birini yaşıyor. Ara sınıflar, farklı derslerin endişesi içinde. Delikanlılığa, genç kızlığa adım atanlar ergenlik döneminin özel sorunlarıyla birlikte dersleriyle de baş etmeye çalışıyor. Bu yazı dizimizde eğitimin her aşamasında yaşanan sorunları ve çözüm yollarını araştırdık. Okul korkusu, ergenlik döneminde okul başarısı, sınav kaygısı, verimli ders çalışma yöntemleri, üniversiteye giden yolu Eğitim Servisimiz araştırdı.

Haberin devamı...




Geri Dön
 
 
Çocuk ve Gençler
Hakkında Videolar
Basındaki Röportajlar

Köşe Yazıları

Oyun TerapisiPsik. Dan. Mine Çelik
Anne Çocuk BağlanmasıUzm. Dr. Gökçe Küçükyazıcı
Öğrenme BozukluklarıMürvet Ülkü Psikolog

Sizden Gelenler

Sizden Gelenler